Yapay zeka, tüm dünyada olduğu gibi markaların müşterilerine sunduğu deneyim üzerindeki etkisini her geçen gün artırıyor. Otomatize hale gelen birçok operasyonel süreç sayesinde, markalar bir yandan ciddi oranda zaman ve maliyet tasarrufu sağlarken diğer yandan müşterilerine daha iyi deneyimler sunabiliyorlar. Ürün ve hizmetlerin birbirine fazlasıyla benzeştiği günümüz dünyasında, müşterilere sunulan deneyim markaların başarısında belirleyici bir

Startup kelimesini günlük hayatımızda bir süredir daha sık duymaya başladık. Warby Parker CEO’su Neil Blumenthal’ın tanımıyla startup; çözümün ve başarıya ulaşma ihtimalinin belirsiz olmasına rağmen herhangi bir probleme çözüm geliştirmek için çalışan girişimdir. Bir startup’ın başarılı olması adına aşması gereken birçok zorluk vardır. Ancak başarıya ulaşılan noktada bir startup’ın yarattığı etki oldukça büyüktür ve günlük

iyzico’yla Kolayca serimizin yedinci yazısındaki konuğumuz, bir sosyal girişim olan Fazla Gıda’nın kurucusu Olcay Silahlı oldu. Silahlı, ülkemizin yeni yeni tanıştığı “Sosyal Girişim” kavramının detaylarını ve atık gıdaları dönüştürerek sosyal bir fayda yaratmayı amaçlayan Fazla Gıda’nın iyziStart ile elde ettiği avantajları bizlerle paylaştı. Bize Fazla Gıda’nın hikayesinden bahseder misiniz? Nasıl ortaya çıktı bu iş fikri?

Birçok insanın bu soruya vereceği muhtemel cevap CFO (Chief Finance Officer) olacaktır. Bana sorarsanız bu bakış açısı tamamıyla yanlış. Tabii ki, CFO şirket bütçesinden sorumludur ancak bu bütçenin tek sahibi, sorumlusu değildir. Şirket bütçesinin gerçek sahibi tüm şirkettir. Bütçenin tek sahibi olması için zorlanan ya da kendisi bütçenin tek sorumlusu olmak isteyen bir CFO, ilerleyen

Kevin Ashton’ın 1999 yılında yaptığı bir sunumda kullandığı Internet of Things (Nesnelerin İnterneti) kavramı, bugün tüm dünyanın üzerinde tartıştığı bir konu haline geldi. Sözlükte yer alan tanımı “herhangi bir insan müdahalesi olmadan cihazların internet üzerinden veri algılamasını, biriktirmesini ve aktarmasını sağlayan ağ” olan Nesnelerin İnterneti kavramının temelleri ise 1991 yılına kadar dayanıyor. Cambridge Üniversitesi’nden 15

Fintech (Finansal Teknoloji), sözlük tanımıyla finansal hizmetleri iyileştirmek adına teknolojiden yararlanan yeni finans endüstrisidir. Sahip oldukları teknolojik güç ile geleneksel finansal hizmetlerle rekabet eden fintech’ler, tüm dünyada müşterilerinin hayatlarını kolaylaştırma felsefesiyle hareket etmektedir. İlk dönemlerinde geleneksel finans hizmetlerinin daha teknolojik versiyonu olarak görülen fintech’ler, bugün gelinen noktada tahminlerin çok daha ötesinde bir etkiye sahip. Tüm

B2B, B2C ve C2C. Günlük hayatımızda sıklıkla duyduğumuz bu kavramların anlamlarını gerçekten biliyor muyuz? Bu yazımızda tüm bu kavramların anlamlarını örneklerle birlikte incelerken, hangi noktalara evrilebileceğini analiz edeceğiz. Hadi başlayalım! B2B İş Modeli Nedir? “Business to Business”, Türkçesiyle “Şirketten Şirkete” kavramı şirketlerin kendi aralarında gerçekleştirdikleri pazarlama veya satış uygulamalarını ifade eden kısa tanımdır. B2B alanında

Teknolojinin finans dünyasındaki yansıması ile ortaya çıkan finansal teknoloji şirketleri (FinTek), geleneksel bankacılık hizmetlerinin aksine müşteri odaklı yaklaşımlarıyla tüm dünyada finans sektörünün geleceğini şekillendiriyor.  Müşterilerinin “hayatlarını kolaylaştırma” mottosuyla yola çıkan fintekler, son dönemdeki verilere bakacak olursak bu iddialarını gerçeğe dönüştürmeyi de başarıyor. 2017 yılında dünya çapında fintek girişimlerine 22,5 milyar $ yatırım yapılırken, 2018’in yalnızca

iyzico’yla Kolayca serimizin altıncı yazısındaki konuğumuz, Monad Handmade markasının yaratıcısı Gözde Karasoy oldu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Moda Tasarımı bölümünden mezun olduktan sonra Milano’da aksesuar tasarımı üzerine yüksek lisans yapan Karasoy, markasının kuruluşundan itibaren dijital dünyadaki tüm macerasını ve iyzico Link ile Ödeme Alma yöntemi sayesinde sahip olduğu avantajları bizlerle paylaştı. Bize biraz kendinizden

Dönüşüm hikayemize yatırımcı desteği 🚀 iyzico, Almanya’da Tahsin’le beraber kurduğumuz bir hayal olarak başladı. O günlerden bugüne ne değişmedi diye sorsanız tek cevabım, işimize ve ekibimize duyduğumuz tutkumuz olur. 2013 yılında, İstanbul-Almanya arası mekik dokuyarak 3 kişi başladığımız yolculuk bugün, kendimize ait kampüsümüz iyzipark’ta 130 kişilik ekibimizle, senelik 6 milyar TL’lik bir hacimle her geçen gün