Genel

20 Nis 2016

Fintech Dünyasının Geleceği Money 20/20’de Ortaya Kondu

Yazılarımızdan Haberdar Olun!

Teşekkürler!
Teşekkürler, istemiyorum.

Fintech Dünyasının Geleceği Money 20/20’de Ortaya Kondu

Bugüne kadar her sene Las Vegas’ta düzenlenen Money 20/20 etkinliği bu sene ilk defa Avrupa’ya taşındı. Avrupa’daki ilk Money 20/20 organizasyon açısından bakıldığında mükemmele yakındı. Tüm detaylara özen gösterildiği açıkça belli oluyordu. Yüksek bir katılımın olduğu etkinlik tamamen fintech konusuna odaklanmıştı. Bankalar, ödeme kuruluşları, teknoloji firmaları, start up’lar, yatırımcılar gibi bu alandaki tüm aktörler Money 20/20’de bir araya geldi. Tüm katılımcıların konuştukları ortak konu tamamen fintech’ti.

Ana sahnedeki panel ve sunumlarda fintech dünyasının önde gelen isimleri sahne aldı. Amazon Başkan Yardımcısı Patrick Gauthier’in sunumunda “güven” konusunun ağırlıkta olması dikkat çekiciydi. Amazon Payments’ın Amazon dışında da üye işyerleri ile çalışmak istediğini vurgulayan Gauthier neredeyse her cümlesinde “güven” sözcüğünü kullandı. Küçük ve orta ölçekli tüm firmalar, Amazon üzerinde ürün satmayı kabul etmiş olsalar bile bir yandan Amazon’la rekabet ettikleri için Amazon Payments’a yer vermeyi istemiyorlar. Gauthier’in bu rekabet duygusunu yenmek adına Amazon Payments’ta güvene vurgu yapması gayet doğaldı.

Etkinliğin en iyi panelleriden biri ise hiç kuşkusuz ki efsanevi yatırımcı Sir Michael Moritz ile Klarna’nın kurucusu Sebastian Siemiatkowski’nin paneliydi. Siemiatkowski, Klarna’nın ABD pazarına girişi hakkında bilgiler verdi. Bu pazardan %10 bile pay almanın çok önemli bir gelişme olacağını söyledi. Merak edilen bir diğer konu ise Klarna’nın halka arz edilip edilmeyeceğiydi. Siemiatkowski bu konuda gelen soruyu ustalıkla geçiştirmesini bildi ve fikir sahibi olmamıza imkan vermedi. Sir Michael Moritz’in öne çıkardığı konu ise ödeme sistemlerinde üye iş yerleriyle kurulan ilişkilerin önemiydi. Moritz, B2B’de güçlü ilişkiler kuramayan ödeme sistemlerinin B2C modellerde başarılı olamayacağını söyledi. Moritz’in sözleri arasından dikkat çekici olan bir diğer şey ise Blockchain’in gerçek bir problemi çözmediğini düşündüğünü söylemesiydi.

PayPal’ın yaptığı sunumda gördüğümüz şey şirketin daha fazla klasik bir bankaya yaklaşma vizyonuydu. Klasik bankaların sunduğu kredi, para gönderimi, debit kart gibi hizmetlerin PayPal tarafından da sunulmaya başlanacağı söylendi ve hedeflerinin ABD’de bankalar ya da benzeri finansal hizmetleri kullanmayan kişiler olduğu belirtildi. Braintree’nin Venmo’yu satın alması gibi çok da yeni olmayan haberlerin paylaşılması ilginçti. İngiltere pazarında Apple Pay ile rekabet için önemli olan Verifone iş birliğinden de bahsedildi. PayPal’ın sunumunda her ne kadar çok fazla yenilik göremesek de 179 milyon aktif kullanıcısı ile sektörün öncülerinden biri olan bir şirketin vizyonunu görmek önemliydi.

Alipay’in sunumunda ise artık Çin dışında daha fazla aktif olmayı hedeflediklerini gördük. Offline dünyada mobil telefonla ödeme yapılmasını sağlayan çözümler paylaşıldı.Platformun Avrupa’da da üye iş yerlerine açıldığı belirtildi. Burada Avrupalı kullanıcıların bu uygulamayı kullanıp kullanmayacağı konusu ise belirsiz kaldı. Bunun yerine Avrupa’daki Çinli turistlerin sayısına ve oradaki fırsata vurgu yapılması ilginçti.

Money 20/20’deki ilgi çekici sunumlardan biri de BBVA CEO’su Carlos Torres Vila’nın sunumuydu. Vila, her ne kadar 800 milyar USD varlıkları olduğunu söylese de yine de fintech alanını yakından takip ettiklerini söyledi. Simple ve Holvi’yi satın almaları yeni nesil bankacılığa inandıklarını ortaya koyuyor aslında. Hem start up’lara yapılan yatırımlar hem de yeni iş birlikleri, dünyada bankaların artık fintech alanındaki yeni oyunculara daha yakın olacağını gösteriyor.

Dünyada Ticari Sınırlar Kalkıyor

Money 20/20’de sunumların dışında en çok konuşulan konular ise blockchain, borç verme, ülkeler arası ödemeler ve de elbette PSD2 oldu. Blockchain konusunda uygulamadan çok potansiyel etkilerin konuşulduğunu söyleyebilirim. Ancak yakın gelecekte blockchain uygulamalarını daha fazla göreceğimizi düşünüyorum. Avrupa’da regülasyonların bankalar dışında da borç verme modellerini desteklemesi bu alanın hareketlenmesini sağlamış durumda. Bu nedenle yeni oyuncular ve teknoloji start up’ları bu alana daha fazla odaklanmış. P2P ve katılımcı borç verme modelli girişimler artık daha da çok görülüyor.

Avrupa’da fintech alanında birçok yeniliği beraberinde getirecek olan PSD2 (Payment Systems Directive 2) de Money 20/20’deki ana konulardan biriydi. 2018’in başında yürürlüğe girecek olan yeni düzenlemeler ile bankalara kullanıcıların istemesi halinde verileri paylaşma zorunluluğu getirilecek. Bu durumun fintech alanında çok fazla yeniliği ve büyümeyi de beraberinde getireceğini söyleyebilirim. PSD2 özellikle bankaları daha fazla iş birliği yapmaya itecek bir düzenleme olacak.

Tüm dünyanın artık birbiriyle bağlantıda olması ve mobilitenin de artması sonucunda artık ticarette sınırlar yavaş yavaş kayboluyor. Bu da beraberinde sınır ötesi birçok fırsatı getiriyor. Money 20/20’nin gündemlerinden biri de bu fırsatların en önemli parçaları arasında yer alan ülkeler arası ödemelerdi. Üye iş yerlerinin, regülasyonlara uyumlu bir şekilde ihracat yaptıkları ülkelerden ödeme kabul etmelerini sağlayan çözümler en çok konuşulan konular arasındaydı. Türkiye ve İran’a satış yapan firmalara bu iki ülkedeki toplam 400 milyon karttan ödeme kabul etmelerini sağlayan iyzico da bunun en iyi örneklerinden biriydi.

İlk defa Avrupa’da düzenlenen Money 20/20 başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada fintech’in yakın gelecekte nasıl şekilleneceğini görmemiz açısından çok faydalı bir etkinlik oldu. Sektör trendlerine de baktığımızda iyzico’nun ne kadar doğru bir yolda olduğunu ve önümüzdeki fırsatları daha yakından görme fırsatını bulabildik.

Yazar: Orkun Saitoğlu- COO