E-ticaret Genel

03 Haz 2016

E-Dönüşüm Hakkında Merak Ettiğiniz Her Şey

Yazılarımızdan Haberdar Olun!

Teşekkürler!
Teşekkürler, istemiyorum.

Sanayi toplumunun getirdiği değişimle birlikte bilginin en değerli varlık olduğu çağımızda mobilleşme de değerli bir araç olmayı başardı. Günlük hayatın her alanında etkileri, teknoloji ve altyapıdaki yeniliklerle birlikte öylesine hızlı ve etkili oldu ki günümüzde online dünyadan uzak kalmak, başarı ve gelişim ile araya ciddi bir mesafe koymak anlamına geliyor. E-dönüşüm de bu yeni anlayışın bir sonucu olarak elektronik dünyanın bir parçası olmayı sağlıyor.

E-Dönüşüm Nedir?

En basit anlatımla e-dönüşüm, bilginin, değerin, varlığın, girişimciliğin ve ihtiyaçların dijital dünyada gerçekleştirilmesi ve hız ile tasarrufun temel bir ihtiyaca evrilmesi olarak tanımlanabilir. Son yıllarda devlet politikası halini almaya başlamasıyla daha sistemli bir şekilde gelişmesi de e-dönüşümün değerini ve önemini ortaya koyar. E-imza, e-devlet, e-fatura, e-bilet gibi kavramların hem özel sermaye hem de devlet için bir seçenekten çok zorunluluk halini alması, bilgi çağının ve dijital dünyanın getirilerindendir.

E-Dönüşümün Görevi Nedir?

Kredi kartı ekstreleri, yasal işlemler, vergi beyannameleri, bilgi alışverişi, haberleşme gibi birçok alanda görülebilen e-dönüşüm, son yıllarda ülkemizde de yaygınlaşmaya başlayan e-bilet kavramıyla günlük hayatın içine bir adım daha girmeyi başarmış durumda. Ülkelerin sınırlarını ve mesafeleri tamamen ortadan kaldıran bu e-hayat ile dünyanın herhangi iki uzak bölgesi arasında veri transferi, iletişim, yazışma ve evrak alışverişini sağlamak, daha hızlı ve kesin bir biçime büründü.

Ticari faaliyetler ve girişimcilik de klasik anlayışın tamamen dışında, fiziksel bir varlığa ya da mağazaya ihtiyaç duymadan yeni bir anlayış yaratmayı başardı. Zaman içinde tamamen geleneksel mağazacılığın yerini alması beklenen e-ticaret, her gün kendini geliştirmeyi, her yenilikten faydalanmayı başararak kısa sürede büyük bir pazar halini aldı. Yeni iş modelleri, hizmet ve ürün seçenekleri, ihtiyaçlar, kültür ve anlayış inşa ederek bambaşka bir dünyanın kapılarını açan e-ticaret, e-dönüşümün en önemli iki özelliği olan hız ve düşük maliyetin tam karşılığı olmayı başardı.

Fiziksel mağaza giderleri, kağıt masrafları, personel giderleri gibi kalemleri ortadan kaldırmayı başaran online alışveriş anlayışı, dünyayı küçültüp parmak ucuna sığdırarak alıcılar için de bol alternatif anlamına geliyor. Rekabetin artması ve maliyetlerin düşmesini sağlayan e-ticaret, girişimcilere kazandırdığı gibi alıcılara da daha az emek ve parayla daha çok ürüne ve hizmete sahip olma fırsatı veriyor.

E-Dönüşümün Getirisi

Son yıllarda yapılan çalışmalarla e-fatura ve e-defter kullanımının girişimciler için zorunlu hale gelmesi ve devletin resmi politikasına dönüşmesi, yıllık 250 milyon faturanın e-faturaya dönüştürülmesini ve toplamda 500 milyon TL’ye yakın tasarruf elde edilmesini hedefliyor. Kağıda basılı faturaların ve evrakların üretiminden işlenmesi ve alıcılar arasında transferi nedeniyle oluşan maliyetin neredeyse tamamını ortadan kaldıran e-devlet, e-imza, e-fatura, e-arşiv, e-bilet gibi çalışmalarla asıl hedef, günlük hayatta 5 milyar TL’yi aşan bir tasarrufu sağlamak.

Yıllık 250 milyon adet faturanın maddi yükü dışında kağıt harcaması da hem ekonomiye hem de doğaya ciddi bir yük oluşturur. Binlerce ağacın kağıda dönüştürülmesinin önüne geçen e-fatura, e-defter ve e-bilet gibi uygulamalar, ormanları ve dolayısıyla insanlar ile hayvanları koruyarak gelecek nesillere daha güçlü bir dünya ve daha iyi bir miras bırakılmasına yardımcı olur.

Bilgisayar kullanımını yaygınlaştırmak, her bireyi bir online imza ile işaretlemek, ortak bir ağ üzerinden işlemlerin gerçekleştirilmesini sağlamak, e-dönüşümün ilk adımı olarak kabul edilebilir. Ancak asıl başarıya ulaşmak için bunu bir kültür, bir zorunluluk ve bir alışkanlık haline getirmek, dijital dünyanın korkulan değil güvenilen bir alan olduğu algısını yaygınlaştırmak ve sürdürülebilir bir politika haline getirmek gerekir. Burada da değişime direnmeyen, aksine destekleyen yöneticilere, bu dönüşümü sağlayacak altyapıya ve devlet tarafından teşvik edici uygulamalara büyük görev düşer.