E-ticaret Genel

07 Haz 2016

Kişiselleştirilmiş Pazarlama Kavramıyla Tanışın!

Yazılarımızdan Haberdar Olun!

Teşekkürler!
Teşekkürler, istemiyorum.

İstatistiklere göre ortalama bir tüketici, gün içinde 3 bine yakın reklama maruz kalıyor ve bu yoğunluk nedeniyle maruz kaldığı reklamların büyük bir kısmını algılayamıyor. Bu bakımdan girişimcilerin, tüketicilerin dikkatini çekebilmek ve bir farklılık yaratarak pastadan daha büyük bir pay kapabilmeleri için kişiselleştirilmiş pazarlama stratejilerini uygulamaları gerekiyor.

Kişiselleştirilmiş pazarlama, en basit tanımla, tüketicinin kendini özel hissetmesini sağlayacak çalışmalara verilen isim olarak kabul edilebilir. Sosyal medya kampanyaları, kişiye özel mailing faaliyetleri, üye kullanıcılara hitap etme gibi farklı şekilleri bulunan kişiselleştirilmiş pazarlamanın değeri ise gün geçtikçe daha da artıyor ve müşteriler için bir alışveriş kriteri halini alıyor.

Araştırmalar Önemini Ortaya Koyuyor

Tüketiciler üzerine yapılan bir araştırmanın ortaya koyduğu veriler, kişisel pazarlamanın etkisini anlatması bakımından oldukça önemli. Tüketicilerin %60’lık kısmı, markaların mesajları ya da mailleri kişisel olarak gönderdiklerinde kendilerini markaya daha yakın hissediyorlar. Bu da sadık müşteri oluşturulmasında kişisel pazarlamanın farkını ortaya koyuyor.

Markaların mailing, sosyal medya ya da mesaj yoluyla gerçekleştirdikleri pazarlama ve reklam çalışmalarında genel kitleye hitap etmeleri, müşterinin kendini özel hissetmemesine ve markadan uzaklaşmasına neden oluyor. Tüketicilerin %50’ye yakın kısmı, kitlesel pazarlama olarak adlandırılan bu toplu mesajları dikkate almıyor.

Kişisel Mesajlarla Fark Yaratır

Doğum günü gibi özel tarihlerde markalar tarafından tüketicilerle temas kurulması ve sosyal medya hesaplarının aktif olarak kullanılması, müşterilerin yarıya yakın bir kısmı için markanın tercih edilmesinde etkili rol oynuyor.

Her 2 müşteriden biri üzerinde etkili olan bir başka kişiselleştirilmiş pazarlama yöntemi de ilgi alanlarına uygun içerik paylaşılması. Kullanıcının daha önceki alışverişleri, beğenileri, araştırmaları ve özel ilgi alanlarını kapsayan reklam, mesaj, blog ve sosyal medya paylaşımları, tercih aşamasında fark yaratmayı başarıyor. Ayrıca hem ilgi alanlarına hem de doğrudan isme hitap eden kişiselleştirilmiş pazarlama yöntemlerini uygulayan firmalar ve e-ticaret firmaları, müşteri güvenini kazanma konusunda kitle pazarlaması yöntemini uygulayan rakiplere göre daha avantajlı konumda yer alıyor.

Karar Verme Aşamasında Aktif Rol Üstlenir

Geçtiğimiz yıllarda Coca Cola ve Nutella’nın büyük bir kampanya ile duyurduğu ve satış hacmini oldukça arttıran ‘paket üzerinde isim yazması’ uygulaması, kişiselleştirilmiş pazarlama ile kitlesel pazarlama arasında bir yerde, kitlesel özelleştirme olarak kabul edilebilir. Marka doğrudan size hitap etmese de ürünün üzerinde sizin ya da sevdiklerinizin isimlerinin yer alması, bir pazarlama taktiği olarak oldukça başarılı kabul edilebilir. Şehirler arası yolculuklardaki mola yerlerinde, üzerinde ‘Canım Annem’ ya da ‘En Sevdiğim’ gibi sözlerin yazılı olduğu havlu, kalem, kül tabağı, anahtarlık gibi ürünlerin satılması ile arasında büyük bir fark olmasa da müşterilere kendilerini daha özel hissettirmesi bakımından dikkate değerdir.

Her 2 alıcıdan birinin bilinçli ya da bilinçsiz olarak dikkat ettiği ve karar verme aşamasında etkili olan kişiye özel pazarlama, büyük bir rekabetin hüküm sürdüğü geleneksel ticaret ve e-ticaret pazarında kalıcı olmanın, sadık müşteriler yaratmanın ve trafiği arttırmanın en etkili yollarından biri olarak kabul edilmelidir.