Nesnelerin İnterneti (Internet of Things) Nedir?

Kevin Ashton’ın 1999 yılında yaptığı bir sunumda kullandığı Internet of Things (Nesnelerin İnterneti) kavramı, bugün tüm dünyanın üzerinde tartıştığı bir konu haline geldi. Sözlükte yer alan tanımı “herhangi bir insan müdahalesi olmadan cihazların internet üzerinden veri algılamasını, biriktirmesini ve aktarmasını sağlayan ağ” olan Nesnelerin İnterneti kavramının temelleri ise 1991 yılına kadar dayanıyor. Cambridge Üniversitesi’nden 15 akademisyenin kurduğu sistem, bir kahve makinesinin görüntüsünü dakika başına 3 kez bir bilgisayar ekranına gönderiyordu. 2001 yılına kadar kullanılan ve kendi dönemi için kesinlikle sıra dışı bir örnek olan bu sistem, tarihte yerini Nesnelerin İnterneti kavramının ilk örneği olarak aldı.

Günümüzde geniş bant internet ağı tüm dünyada giderek daha da yaygınlaşıyor, bağlantı maliyetleri ciddi anlamda ucuzluyor ve akıllı telefonların kullanım oranları hızla artıyor. Tüm bu gelişmeler, Nesnelerin İnterneti kavramının etkisini artırması için mükemmel bir ortam oluşturuyor. Araştırmalara göre 2003 yılında tüm dünyada kişi başına düşen birbirine bağlantılı cihaz sayısı 0,08’ken, 2020 yılında bu oranın 6,48’e kadar ulaşacağı öngörülüyor. Bunun yanı sıra 2020’de 20 tane basit ev aletinin üreteceği bilgi trafiği miktarının, 2008 yılındaki tüm internet trafiğinden daha fazla olacağı tahmin ediliyor. 2020 yılında tüm dünyada internet ağına bağlı cihaz sayısı tahmini ise 26 milyar adet seviyesinde. Nesnelerin İnterneti kavramı tüm dünyada etkisini böyle bir hızla artırırken, kurumların hayatını da birçok alanda daha kolay bir hale getiriyor. Bu kolaylıkları şu başlıklarda inceleyebiliriz:

  • Genel iş süreçleri, Nesnelerin İnterneti sayesinde daha kolay bir şekilde takip edilebiliyor ve iyileştirilmesi gereken alanlar daha kolay bir şekilde tespit edilebiliyor.
  • Gelişen teknolojik imkanlarla birlikte kurumlar müşterilerine daha iyi bir müşteri deneyimi sunabiliyor.
  • Nesnelerin İnterneti alanında yapılan yatırımlar, kurumlara zaman ve maliyet tasarrufu anlamında birçok avantaj sunuyor. Hiçbir insan müdahalesine ihtiyaç duymadan birbiriyle iletişime geçebilen cihazlar, kurumların iş süreçlerinde daha hızlı kararlar almasını sağlıyor.
  • Daha fazla veri, daha isabetli kararlar verilmesi noktasında şüphesiz ki en büyük etkenlerden biri. Veri odaklı kararlar, Nesnelerin İnterneti’nin kurumlara sunduğu en büyük avantajlardan bir diğeri.


Nesnelerin İnterneti Uygulamaları Nelerdir?

Günümüzde Nesnelerin İnterneti alanında birçok şirket yatırım yapıyor ve farklı alanlarda bu teknolojiden yararlanıyorlar. İşte o uygulamalardan bazıları:

Nesnelerin İnterneti Teknolojisi Tabanlı Bahçe Koruma Sistemi: Semios adlı şirket, meyve bahçeleri ve üzüm bağlarında tarım ortamına zarar veren haşereleri sensörler ve makine izleme araçları sayesinde takip ediyor. Daha sonrasında bu zararlı hayvanları tuzaklar ve kafesler ile yakalayarak kullanıcılarını gerçek zamanlı olarak bilgilendiriyorlar.

Güç Şebekesi Optimizasyonu:General Electric, İrlanda’nın Cork şehrinin 25 mil doğusunda bulunan Whitegate Enerji Santrali’ni toplam 141 sensörle günün 24 saati izleyen bir sistem kurdu. Bu sistem, mühendislerin tesisi daha net verilerle tek bir kontrol paneli üzerinden kontrol etmesini sağladı ve tesiste 2,28 milyon Euro’luk bir tasarruf sağlandı.

Nesnelerin İnterneti ile Daha Çok Bal: Alman Proje Geliştirme Yöneticisi Andreas Nickel, hobi olarak arıcılık yapıyordu. Nesnelerin İnterneti teknolojisi ile kovan ağırlığında büyük bir değişim olduğu anda telefonuna veya bilgisayarına bildirim gönderen bir arı kovanı ölçeği oluşturan Nickel, bu sistem sayesinde çok daha yüksek miktarda bal elde etmeye başladı. Araştırmacılar kovan sıcaklığı, nemi, gürültü ve ışık miktarının kovana etkisinin ölçümlenmesi gibi pek çok alanda çalışmalarına devam ediyor.

Tehlikeli Kovalamalar Tarihe Karışıyor: Amerika’da yaşanan tehlikeli araba kovalama olaylarını bir helikopter çekimiyle hepimiz haber bültenlerinde görebiliyoruz. Nesnelerin İnterneti sayesinde bu durum tarihe karışabilir. Austin, Texas’da polis departmanı bir süredir StarChase adlı sistemi kullanıyor. Bu sistem, bir GPS vericisi ile polislerin tehlikeli araçları uzaktan takip etmelerini ve araç durduğu anda şüpheliyi yakalayabilmelerini sağlıyor.

Yağmur Ormanları Teknolojinin Gücüyle Korunuyor: Peru’da Amazon ormanları, yasa dışı madencilik faaliyetleri ve avcılık sebebiyle büyük bir tehlike altında. Ülkede bulunan Amazon Ormanları Koruma Derneği, drone’lar aracılığıyla tüm ormanı kontrol ediyor ve yasa dışı faaliyetleri bu sayede kısa süreler içerisinde engelleyebiliyor.


Nesnelerin İnterneti Teknolojisinin Fintech Sektöründeki Etkileri

Nesnelerin İnterneti, tüm dünyada etkisi artırırken fintech sektörü de bu etkiyi fazlasıyla hissediyor. Bu teknolojinin fintech sektöründeki başlıca etkilerini ise şu başlıklarda inceleyebiliriz:

Kişiselleştirilmiş Bir Hizmet: Nesnelerin İnterneti sayesinde elde edilen kapsamlı veriler, müşterilere daha fazla kişiselleştirilmiş bir hizmet verilebilmesini sağlıyor.

Daha İyi Bir Müşteri Deneyimi: Birbiriyle iletişim kurabilen cihazlar, müşterilerin bir finans hizmetinden beklediği hız ve kolaylık alanlarında ciddi anlamda iyileştirmeler sağlıyor. Hiçbir insan müdahalesine ihtiyaç duymayan bu sistemler sayesinde müşteriler işlemlerini oldukça kısa süreler içerisinde gerçekleştirebiliyor.

Daha Kolay Bir Ödeme Süreci: Temassız ödemeler, bir süredir hayatımızda olan ve hepimizin hayatını büyük ölçüde kolaylaştıran bir uygulama. Nesnelerin İnterneti sayesinde hayatımıza giren bu uygulama, ödeme işlemlerini saniyeler içerisinde tamamlamamızı sağlıyor.   

Nesnelerin İnterneti, tüm dünyadaki etkisini her geçen gün daha da artırıyor. Kendi aralarında iletişim kuran nesneler kimi zaman kulağa biraz ürkütücü gelse dahi, bu teknolojinin hayatımıza birçok kolaylık getirdiği de bir gerçek. Nesnelerin İnterneti teknolojisinin gelişimini önümüzdeki dönemde hep birlikte heyecanla takip edeceğiz.


iyzico Engineering Team

iyzico Engineering Team

Code with Passion