E-ticaret

28 Nis 2017

E-Ticaretin Gelecek 10 Yıl Trendleri Belli Oldu

Dünya genelinde e-ticaret cirosu 2015’te 1 trilyon 943 milyar dolar, 2016’da ise 2 trilyon dolara ulaştı. 2018’de ise global e-ticaret hacminin 2,5 trilyon dolar seviyesine, 2020’de de 4 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Birkaç yıl içerisinde gösterdiği gelişimle geleneksel mağazacılığa alternatiflikten gerçek bir rakibe dönüşen online alışveriş, teknolojik gelişimler, kullanıcı alışkanlıkları ve ihtiyaçlardan faydalanarak yeni kanallar açmayı, yeni araçlardan kullanmayı da sürdürüyor.

Genel ticaretin %7’sini oluşturan ve yakın tarihte bu oranı %10’a çıkaracak olan e-ticaret, hız ve pratiklik sunduğu kadar yeni trendlerden yararlanarak tüketicileri kendine çekmeye de devam ediyor. Yapılan araştırmalar ışığında gelecek 10 yıl içinde e-ticaret trendlerinde bazı değişimler yaşanması ve yeni anlayışların iyice yerleşmesi bekleniyor. Peki, e-ticaretin gelecek 10 yıldaki trendleri nelerdir?

Öncelik Mobilde

Araştırmalara göre 7,3 milyarlık dünya nüfusunun 3,4 milyarı internete bağlanıyor. İnternete bağlanan grup içinde 2,3 milyarlık kesim ise sosyal medyayı aktif olarak kullanıyor. 3,8 milyar kişilik mobil kullanıcının 2 milyarı ise sosyal medyayı mobil cihazları üzerinden takip ediyor. Buradan da anlaşılabileceği gibi online alışveriş, geleneksel alışverişe rakip olarak ortaya çıkmışken mobil e-ticaret de masaüstü e-ticaretle sıkı bir rekabet içerisinde yer alıyor.

E-ticaret ve reklam anlayışı da bu rekabette mobilin gelişimini destekler nitelikte. 2014 yılında 22 milyar dolar olan mobil internet reklam gelirlerinin 2020’de 65 milyar dolar gibi çok üst bir seviyeye ulaşarak ne hızlı büyüyen kategorilerden biri olacağı öngörülüyor. Türkiye kullanıcı alışkanlıkları üzerine yapılan araştırmalara göre mobil e-ticaretin %82’si akıllı telefonlarla, %18’i ise tabletlerle gerçekleştiriliyor. Mobil ticarette işletim sistemi olarak ise Android cihazlar dünya genelinde %70 oranında öndeyken Türkiye’de Android ile iOS eşit derecede kullanılıyor.

2020’de akıllı telefon satışlarının 2 milyar adeti geçmesi beklenirken yeni cihazlarda bağlantı hızının artması ve ekranların biraz daha büyümesi hem kullanıcılar, hem de e-ticaret firmaları için birçok kolaylık sunuyor. Daha hızlı cihaz ve daha geniş ekran birlikteliği, e-ticaret sitelerine daha hızlı ulaşılmasını ve ürünlerin ya da hizmetlerin daha detaylı incelenebilmesini beraberinden getiriyor. Ödeme sistemleri de bu yeni cihazlarla entegrasyonunu tamamlamış olacak.

İçeriksel Lokasyon

Ayrıca beklentilere göre “içeriksel lokasyon” kavramı da önemini daha da arttıracak. Kullanıcıların kişisel ihtiyaçlarına hitap eden içerikler ve ürünler hazırlanacağı gibi kullanıcı lokasyonu ve ihtiyaca uygun reklam-içerik anlayışı, e-ticaretin ve mobil ticaretin geleceği olarak görülüyor. Mesela bir kullanıcı, mağazada belli bir bölümde uzun süre vakit geçirmesine rağmen alışveriş yapmadan çıkarsa firma, kullanıcıya bu kategoriyle ilgili reklam, indirim ya da diğer promosyonları gönderebilecek.

Yüksek Tüketici Beklentisi

Günümüzde e-ticaretten beklenenler, güvenlik, hız ve uygun fiyat. Kullanıcıların büyük bir kısmı, bu 3 beklentiden en az 2’sini, hatta mümkünse tamamını karşılayan e-ticaret firmalarından alışveriş yapmayı tercih ediyor. Ancak sayıları binlerle anılan e-ticaret sitelerinin büyük bir kısmında aynı ya da benzer ürünler satılıyor. Küçük bir kullanıcı grubu ise bu benzer ürünler yerine daha az bulunabilen ürünleri satın almayı tercih ediyor. Gelecek 10 yıl içerisinde ise bu özel ürün arayan küçük kesimin giderek genişleyeceği ve e-ticaret sitelerinin de bu yeni kitleye hitap edecek özel ürünleri satışa sunacağı öngörülüyor.

Online ve Offline Mağazalar İç İçe

Son yıllarda birçok geleneksel markanın, internetten alışveriş piyasasına da dahil olduğu görülüyor. E-ticaret pastasından kendilerine düşen payı almak isteyen bu markalar ile birlikte online ve offline mağazalar arasındaki sınırlar keskinliğini yitirmeye başlamış durumda. Gelecek 10 yıl içerisinde ise bu yönelimin artarak devam etmesi, temel ürünlerden lüks markalara kadar neredeyse bütün firmaların kendi e-ticaret sitelerini faaliyete geçirmeleri bekleniyor. Bu markalar, kendi online mağazalarından alınacak ürünlerin offline mağazalarından teslim edilip değiştirilebilmesi uygulamasını da sürdürecek.

Aynı şekilde online alışveriş sitelerinin de fiziksel mağazalar açma girişimlerini hızlandırarak tüketicilere farklı seçenekler sunmayı sürdürecekleri tahmin ediliyor. Bunlarla birlikte e-ticaret firmaları, teknolojik gelişmeleri de yakından takip ederek arttırılmış gerçeklik anlayışından daha sık faydalanacak. Ürün iade, değişim ya da sepet terk oranlarını da düşürmesi beklenen bu yenilik, kullanıcıların bir ürünü almadan önce dijital deneme yapmalarına imkan tanıyor.

Daha Fazla Kişisellik

Tüketiciler, kişisel verilerini paylaşırken bu verilerin kimlerle ve ne amaçla paylaşılacağı konusunda daha fazla söz sahibi olmak isteyecek. Yani sağlık bilgileri ya da ilgi alanları paylaşılırken seçim yapma imkanı talep edecekler. Aynı şekilde paylaştıkları bilgiler doğrultusunda hizmet alma beklentileri de artacak. Kişisel verileriyle gerçekten uyumlu seçeneklerle karşılaşmak ve gizlilik hakkının sonuna kadar değerlendirilmesi fırsatına sahip olmak, e-ticaretin gelecek 10 yıl içinde tüketicilere sunacağı özellikler arasında yer alacak.